Serdar Sıralar Kimdir?

 

Serdar Sıralar:

     İşinin ehli, güler yüzlüğü ve elinin hafifliğiyle insanın hep dişçiye gidesini getiren insan..

     "küçük istavritin öyküsü" şiirinin yazarı

Hem şiir yazarı hem de iş kulelerinde çalışanların büyük çoğunluğunun diş hekimi olan kişi.

Her zamanki gibi gidip kendisini görmekten fellik fellik kaçtığım insandır kendileri. Ah bu yirmi yaş dişleri. Selam ettim gitti.

"Oral Moral" adlı kitabıyla neşelendiren insan.

                                                                     Şu sıralar yaptığı videolarla beni kopartan insandır. Eline sağlık diyorum.

 

Kaynak:  eksisozluk

 

DİŞ HEKİMİ SADECE DİŞ HEKİMİ DEĞİLDİR.

       Meslekler ya sanat kökenlidir ya da bilim. Sanatçılar estetik için uğraşır. Onların fonksiyon kaygıları yoktur. İçimizde güzel duygular uyandıran Venüs heykelinin bir bardak su getirmesini kimse beklemez. Bilim adamlarıysa bizim hoşumuza gidip gitmemesiyle ilgilenmeksizin sadece gerçeği bulmakla meşguldür. Sonra da bulduklarını insanlık yararına fonksiyonel hale getirmeye çalışırlar. Estetik pek dertleri değildir, kansere bulunan ilaç çocuk kakası renginde olsa kim itiraz eder? İşte diş hekimliği denen bu eşi benzeri olmayan meslek, sanatla bilimi buluşturur. Diş hekimi hem sanatçı hem bilim adamıdır. Bir yandan çiğneyen bir yandan da güzel görünen dişler yapmak zorundadır. Fonasyon da cabası.

     Diş hekimi sorunların üzerine gider. Diyelim ki bir cihazın düğmesi kırıldı, kulpu koptu vs. Diğerleri servise haber verip söylene söylene beklerken o çoktan akriliği karıştırmaya başlamıştır. Birşeyleri eğer büker, ordan alır buraya takar ve problemi mutlaka halleder. Diş hekimi sihirbazdır. Önce dişleri teker teker yok eder, sonra öyle bir illüzyon yapar ki sanki hepsi pırıl pırıl yerinde duruyormuş gibi görünür. Diş hekimi çılgınca bir azme sahiptir. Yer yüzünde başka kim minicik eğelerle, kanlı tükürüklü daracık ortamda direkt görmeden el yordamıyla en arka dişin saç teli kadar ince kanallarına girmeye çalışır?

     Diş hekimi maceraperesttir, kıymetli taşlar bulma heyecanıyla en derin ceplerde dişlerin en gizli saklı köşelerindeki taşları keşfeder ve onları itinayla toplar. Diş hekimi dayanıklıdır. Ayakta ve sağa eğilmiş vaziyette saatlerce durabilir. Diş hekimi mühendistir. Köprüler kurar, ekskavatörle kazar, ankraj alır. Diş hekimi dil uzmanıdır. Ağzı kocaman açık, pamuklarla doluyken konuşmaya çalışanların ne dediğini bir tek o anlar. Diş hekimi falcıdır. Dişlerinize şöyle bir bakıp yaşınızı, hangi tarafla çiğneme alışkanlığına sahip olduğunuzu ve hatta geceleri dişlerinizi gıcırdatıp gıcırdatmadığınızı söyler. Diş hekimi ince ve hassas bir ruha sahiptir. Nerede birinin dişi ağrısa onun yüreği burkulur, elleri kanatlanır uçmak ister o dişe konmak ister. Diş hekimi psikologdur. Herkes ondan korkar ve o herkesin güvenini kazanmak zorundadır. Dişlerden önce ruhlara dokunur.

      Bacağını kaybedip bacak protezi takanlar koşamayacaklarını, göz protezi takanlar göremeyeceklerini bilirler ama onun hastaları nedense total protezi takıldığı gün Türk filmlerindeki kötü adamlar gibi koca bir butu ısıra kopara yiyeceğine inanan olağandışı kişilerdır. Diş hekimi dosttur, sırdaştır. Kaynanalar gelinlerini, memurlar amirlerini, çiçeği burnundalar sevgililerini hiç çekinmeden ona anlatıp akıl sorarlar. Diş hekimi ıssız adaya düşse isteyeceği 3 şey vardır. Ayna, sond, presel. Ve son olarak diş hekimi sevgi dolu bir yüreğe sahiptir. Çünkü bu saydıklarımı başarmak ancak sevgi dolu bir yürekle mümkündür...